Yazılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yazılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22.11.63 - Stephen King



Radikal Kitap
Zeynep Heyzen Ateş

Bu aralar roman başlığı olarak rakamları tercih etmek oldukça popüler. Murakami’nin ‘1Q84’ yapıtının ardından şimdi de Stephen King’in uzun zamandır beklenen ‘22.11.63’ü yayımlandı. Nedir bu rakamlar diye soracak olursanız –ki bir Türk olarak bunu sormanız doğal ama en cahil Amerikalıların bile ne olduğunu anlayacağı rakamlar bunlar- hemen söyleyelim: Bu bir tarih. 22 Kasım 1963 -Başkan John F. Kennedy’nin suikasta uğradığı gün. Evet, Stephen King’in elli dördüncü yapıtı yazarın daha önce el atmadığı bir meseleyi, kendisinin de oldukça riskli olduğunu dile getirdiği zaman yolculuğu meselesini işleyen tarihsel bir kurgu.

‘22.11.63’, Maineli bir öğretmen olan Jake Epping’in Al’ın Yeri adlı restoranın sahibi tarafından çağrılmasıyla başlıyor. Meğer kanserden ölmekte olan restoran sahibi, kilerinde 1958’e açılan bir geçit bulmuş. Zaman yolcuları geçitten geçip aylarca bazen yıllarca geçmişte kalabiliyorlar ama geri döndüklerinde gerçek dünyada her zaman iki dakika geçmiş oluyor. Al’ın en büyük hayaliyse Amerikan tarihinin en korkunç olayı olarak gördüğü JFK suikastını durdurmak ama yakalandığı kanser hastalığı görevini tamamlamasına engellemiş. Böylece ölmekte olan adam görevi Jake’in omuzlarına yüklüyor. The Guardian’dan Mark Lawson’ın eleştirisinden anladığım kadarıyla King’in yapıtı zaman yolculuğu gibi sorunlu bir konuyu –ah o kelebekler yok mu…- içermesine karşın oldukça başarılı. Şöyle yazıyor Lawson, “Şimdilik birkaç edebiyat züppesinin ulumalarını saymazsak, King’e yöneltilen yegâne eleştiri kitabın kalınlığı. İnsan ister istemez 1958’den değil 1962’den başlasak olmaz mıydı diye soruyor. Ama yazarın neden böyle bir seçim yaptığı bir süre sonra açıklık kazanıyor. Roman boyunca kendini belli eden ahlaki soruysa nehrin akışını değiştirmeye hakkımızın olup olmadığı.

kitapla büyüdük biz...

Bizim zamanımızda herşeyi google a sormuyordun.Evdeki ansiklopedi,dergi,gazete,kitapta biliyordu çoğu şeyi.Sormazsanda onlara, küserlerdi.Yapraklarının sararıp tozlanmasından anlardın bunu.
Okulda verilen kitap özetlerini hiç hazır bulmadık ödev sitelerinden.Çünkü bilirdik ki, asıl olan özet değil kitaptı onu okurken aldığın zevkti.Başkasının zevk kırıntılarıydı özet.
Harçlıkları biriktirip günlerce kitaba yatırırdık hepsini,diğerleri oyuncak,parfüm,etek peşinde koşarken. Azıcık harçlık kaç kitaba yeterdi ki, arkadaş ve okul kütüphanelerinin baş müdavimlerinden olduk sonra.Okuldaki yılbaşı çekilişlerinde de replik hep aynı idi.
-Kime çıktıysam bana hediye kitap alsın.
Annelerimizle kavga ettik evde kitapları koyacak yer kalmadı diye.Yakma tehditleriyle bile karşılaştık sinir anlarında, yılmadık.Almaya, biriktirmeye, okumaya devam ettik.Babalar yetişti imdada da kitaplık sahibi olduk.
Herşeye erinirken,ertelerken kitaplığı düzenli temizlemeyi hepsinin tozunu tek tek almayı hiç ihmal etmedik kitaplarımızın.
Kötü alışkanlık diye kitap okumayı edindik biz.Bu tutku öyle tatlı, öyle dayanılmaz ki belki bundandır sigara ve içkiye hiç heves etmedik.
Hayatımızı saran ve bizi içine çeken teknolojinin nimetlerinden faydalanalım deyip internetten kitap sipariş ettik hemen.Kitaplıkta yer kalmayınca e-kitap dediler, bir ara deneyelim dedik. Sayfa hışırtısı olmadan paslandı kulaklar, ayraçlarımızın boynu bükük. Dokunmadan, hissetmeden, yeni kitap kokusu duymadan ışıklı ekranlara bakmak sarmadı bizi.Olmadı dedik, bu sefer güldürmedi :) gittik yeni kitaplık aldık.
Velhasıl kelam, hayatımızın her kesitinde yeri, rolü ayrıdır kitabın. İşlemiştir içimize bir kere bu meret ya da zaten içimizden bir parçadır. :)

İstanbul Kitap Fuarı 12 Kasım Cumartesi günü 30. kez kapılarını açmaya hazırlanıyor



12-20 Kasım 2011 tarihleri arasında TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi- Büyükçekmece’de düzenlenecek olan 30. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı 600 yayınevi ve sivil toplum kuruluşunun katılımı, 197 etkinlik ve yüzlerce imza ile kapılarını kitapseverlere açmaya hazırlanıyor. Bugünden itibaren yayınlanacak imza günleri ve etkinlik programına www.istanbulkitapfuari.com sitesinden ulaşılabilir.


Onur yazarının Ferit Edgü olduğu ve ana temanın “Umut: düş mü, Gerçek mi?” olarak belirlendiği kitap fuarı otuzuncu yılında 20 konuk yazar, yüzlerce imza günü ve tematik etkinliklerle kapılarını açmaya hazırlanıyor. Bu sene fuarın ilk dört günü,12-15 Kasım 2011, açık kalacak Uluslararası Salon kapsamında Mısır Onur Konuğu olarak yer alacak. Mısır’dan yaklaşık 25 yayınevinin katılımıyla düzenlenecek konuk ülke etkinlikleri kapsamında Mısır’ın sinemadan edebiyata kültür tarihine uzanan etkinlikler gerçekleştirilecektir. Necip Mahfuz’un 100. doğum yılı paneli ve konuk yazarların katılacağı söyleşiler ve imza günleri Onur Konuğu etkinlikleri arasında.
Kitap Fuarını Sosyal Medya’dan Takip Edin


Kitap fuarıyla ilgili en güncel haberleri, konuk yazarları, katılımcı yayınevlerini, imza günleri ve etkinlik programıyla ilgili her türlü güncel haberi www.facebook.com/istanbulkitapfuari ve www.twitter.com/kitapfuari üzerinden takip edebilirsiniz.


Bir Hatırlatma: Kitap Fuarı Ziyaret Saatleri Değişti


30. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı hafta içi günlerde öğrenci ve okulların fuarı daha rahat ziyaret edebilmeleri için kapılarını bir saat erken açacak. Kitap fuarı, hafta içi 10.00-19.00 saatleri arasında, hafta sonu ise geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi 11.00-20.00 saatlerinde ziyaret edilebilir. İstanbul Kitap Fuarı, kapanış günü olan 20 Kasım 2011 Pazar akşamı ise 19.00’da sona erecektir.

1 Yılda 80 Kitap okunur mu?Nerden çıktı şimdi bu?

Tamamen birşeyler yapma isteği ve kütüphanedeki kitapları eritme ihtiyacından doğdu.Ve benim kardeşim ve ablamı kandırmam ile devam etti.
80 kitap neymiş ,80 de okunur 100 de.

Bir gaz ile başladık amma,bakalım. :)

Kitap Fuarı geldi dayandı kapıya..

Senenin en sevdiğim etkinliği...
Liste oluşturulmaya başlandı.Bayramda düzenlenecek.Bu sene tavsiye üzerinden gidiyorum.Uzun zamandır kendi kütüphanemden kavrulup,yayın falan takip etmediğimden bu yola başvurdum.Mantıklı hem kitap okuyan insanlar ve kitap zevkleri hakkında fikir sahibi oldum.Beni aktif ve ilgili arkadaş pozisyonuna getirdi."Aa onu kesin okuman lazım .Bende var veririm okursun "gibi bayıldığım cümleler kulaklarımda...Mest halde ben.
Her sene öğrencilik hayatım boyunca tüm sene boyunca harçlıklardan biriktirdiğim parayla gidip(çoğunlukla birden fazla kez)deli gibi kitap alıp,ayraç toplayıp,kendimi atmosfere bırakıp akşam el kol dolu hafif sarhoş mutluluktan fakat fazlasıyla tatmin olmuş eve dönmek...
Bu sene çalıştığım için daha fazla daha fazla alacağım.Saçacağım.Al al ulen! :D
Fuara gelen insan kalabalığının sadece kitap aşkıyla geldiğini,ülkemdeki insanların(hiç değilse bir kısmının)okuduğunu görmek sevindirici.Bak bahsi bile kaybettiriyor kendimi yazıp durdum gene.Neyse bitti.